Düziçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Düziçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2016 Pazar

Osmaniye düziçi karasu şelalesi

Osmaniyede birçok yere gitmiş ve nereye gidelim diye düşünürken bir arkadaşın tavsiyesi ile Düziçi ilçesinde bulunan karasu şelalesine gitmek üzere Hidayet arkadaşımla yola koyulduk.
Kayalı yol sapağına gelmeden bir deri fabrikası var.Oraya yaklaştığımızda üç tane yeni köpek aldıklarını fark ettim ve önden hızlandım ki düşündüğüm gibi de oldu köpekler saldırdı ben önden bastım hızlandım arkamı bir döndüm ki hidayet arkadaşım durmuş köpeklere ders veriyor :D
Biraz daha ilerleyip her zaman ki mola yerimiz olan düziçi yol sapağının hemen yukarısında bulunan ağaçların gölgesine atıyoruz kendimizi.
Yanımıza aldığımız üzümleri yiyip biraz dinlenip sularımızı içiyor ve Düziçine doğru yola koyuluyoruz.Düziçinde öğle namazı ve öğle yemeği işini halledip karasuya doğru yola koyuluyoruz.Düziçi yolu ile ilgili daha önceki yazılarımda yer verdiğim için burda bahsetmiyorum.Düziçini çıkıp sabun şalelesi yolunda ilerlerken karasu tabelasından sağa dönüyoruz.
Yolun sağ tarafında bir kanal var ve kenarları tel ile çevrili ki kanalın suyu karasu şelalesinden gelmekte.
Bu yol yaklaşık bir km devam ediyor ve yolun sonunda kenarla çevrili dağın yamacına beton bir yol inşa edilmiş ki daha önce böyle bir şey görmemiştim.dağın üst kısmından giden bu yol baya bir yüksek aşağıda karasu çayı var ve bazı yerlerinde su derinleşiyor ve insanlar suya giriyor.
Fotoğraflar ile bu yolu anlatmak çok yetersiz gidip görmek lazım.Bu arada bu yola motorsiklet ve bisikletlilerin girmesi yasak ,bisiklet ile gitmeyi düşünen var ise kilidini vb. önlemlerini iyi alsın girişe kitleyip yola devam edebilir.Siz neden girdiniz diyorsanız bizim haberimiz yoktu ve kilidimizi almadığımız için mecbur kaldık.Bu patika yolda yaklaşık bir km devam ediyor ve sonunda şelaleye ulaşıyoruz.
şelalenin altında oluşan havuzda bir çok kişi yüzüyordu dedim ya tedbirsiz gittik diye yanımda şortum vb. olsaydı.Ayrıca itiraf etmeliyim ki böyle bir güzellik ile karşılaşacağımı tahmin etmiyordum , doğa muhteşem , şelale harika görünüyor.Çevremdeki dostlarıma sürekli söylediğim bir söz var : Elin ecnebisi taaaaa avrupalardan amerikalardan kalkıp bizim memleketimizi geziyor biz burnumuzun dibindeki güzelliklerin farkında değiliz.Şelalede yüzenleride gösterelim
Şelalenin oradaki gençler asıl suyun geldiği yerin biraz daha yukarda olduğunu 'Suyun gözü' denilen yere de gitmemizi tavsiye ettiler ama yol olmadığını ve yer yer sudan geçmemiz gerektiğini söylediler biraz tereddüt yaşasak da gelmişken orayı da görmemek olmazdı .Ayakkabıları çorapları çıkardık düştük yola yine oraya da 1 km yürüdükten sonra ulaştık ki hakikaten suyu gözü imiş su çayın kenarlarından her yerinden kaynayıp çıkıyor ve suyun kükürtlü bir tadı var.
Şekil A da görüldüğü gibi yalın ayak suyun gözüne ulaşıyoruz.
Suyun kenarına oturup buz gibi akan suya ayaklarımızı uzattık ve yanımızda getirdiğimiz fındıkları çay eşliğinde ve şırıl şırıl akan su sesini dinleyerek yedik.Yaya yürüme mesafesinin bu kadar uzak olmasına rağmen buraya kadar çuval çuval mangal malzemesi taşıyan bir sürü aile vardı.Suyun gözünde kenarlarda ailelerin inşa ettiği tahta çardaklar var ,erken gelen kapıyor ve mangalını yelliyor.Bu kadar uzak olmasına rağmen doğa çok güzel olduğu için çekilen zahmete değdiğini düşünüyorum , buraya gelmek isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.Su kenarlarındaki çardaklardan örnekler.
Bu güzel doğa gezisinden dönüşte patikada çektiğim son selfie ile yazıma son veriyorum.
Buda strava kaydımız.

Bir başka gezide görüşmek umuduyla.

31 Ocak 2016 Pazar

Düziçi Sabun çayı

Osmaniyenin yakınında bir çok yere pedallamıştım fakat düziçine gitmek bu güne kısmetmiş.arkadaşım Hidayet ile birlikte saat 11:30 gibi yola koyulduk ,hava 16 derece parçalı bulutlutluydu.Düziçine bu güne kadar gitmedim.Bunda en büyük etken düziçi yolunun bol rampalı olduğuyla ilgili duyduklarımlayla ilgiliydi fakat yolun sadece başlangıç noktası diyebileceğim küçük bir kısmının rampalı olduğunu gördüğüm. Bu güne kadar buraya pedallamadığıma pişman oldum. D400 yolundan Düziçine döndüğümde bir tırmanışı çıkınca yol kenarında çok güzel bir dinlenme yeri ve çeşme var.
Suyumuzu içip biraz dinlendikten sonra yolumuza devam ettik bir miktar daha yokuş çıktıktan sonra inişli çıkışlı ve etrafı çam ormanlarıyla kaplı harika yollarla ilerlediğimizde düziçine gelmeden 3 mahallenin içinden geçtik bunlar
Akçakoyunlu
Yarbaşı
Karacaören
Sonunda Düziçine gelmiştik ve klasik pozumuzu vermeden olmazdı.
Düziçi giriş cadde
Çarşıdan bir kesit
Düziçinde gitmek istediğimiz yer eski öğretmen okuluydu fakat Hidayetin tavsiyesi üzerine son dakika plan değişikliği yapıp Sabun çayına gitmeye karar verdik ,şehir merkezine çok yakın bir noktada.Üzerinde taş bir köprü var , köprünün uzaktan görünüşü
Köprünün üzerinde yanımda getirdiğim fındıkları Hidayetin çayı eşliğinde yedik ve gerçekten bu yorgunluğun üzerine çok iyi geldi.
Aslında bu günkü gezimizde bir amacımızda hidayetin yeni aldığı termosu denemekti ve gerçekten termos inanılmaz kaliteli çıktı çayımız sanki demlikten doldurmuşcasına sıcaktı.Almak isteyenlere tavsiye edilir markası 'Laken' .
Köprü üzerinde bir kaç poz.
Dönüş yolunda uzakda görünen Harun Reşit kalesini fotoğrafladım kısmetse bir sonraki sefere kaleyi çıkmayı istiyorum.
dönüş yolunda son bir poz
Yolculuk Notları :Toplam sürüş süresi 4 saat,Gidiş dönüş : 70 km ,Ortalama hız :18 km ,Yükselti : 563 metre Yakılan kalori :1653
Keyifli çok güzel bir tur oldu , arkadaşım hidayete teşekkürler.Sürmak isteyenler için güzel bir rota , performansına güvenenler günlük rotaları arasına düziçini almalı inişli çıkışlı güzel bir yolu var.
Bir başka paylaşımda görüşmek üzere.
Bu da strava kaydımız.